@Ozguryavuz_ Allah göktedir/semadadır.Bu Allâh rasulünden gelen hadislerle de kabuldur.
İstiva: Allah (cc) Kur'an'da yedi yerde:
"Allah (veya 'Rahman') arşa istiva etti." 4 der.
İstiva lugatta: Yükselmek ve karar kılmak demektir. Ehli Sünnet, istivayı olduğu gibi kabul eder: 'Allah yedi kat göğün üzerinde kendine yakışır şekilde arşa istiva etmiştir.' derler.
Tevilciler ise, istivanın aklen mümkün olmadığını, Allah'ı cisim gibi tasavvur ettirdiğini öne sürerek: 'İstivadan kasıt, isti-ladır, yani Allah arşı egemenliği altına aldı' demişlerdir.
Bu şüpheye cevaben deriz ki:
■ Kur'an'da yedi yerde Allah (cc) istiva kelimesini kullanmıştır.
Eğer kasıt 'İstila' olmuş olsaydı bir yerde dahi olsa bu kelimenin kullanılması gerekirdi.
■Kur'an'da "İndirdik" kelimesinin geçtiği tüm ayetler Allah'ın yükseklerde olduğunun delilidir. Çünkü indirme yukarıdan aşağıya doğru olur.
■ Allah Mülk suresinde:
"Yoksa gökte olandan emin mi oldunuz?" 5 diyerek açık bir şekilde kendisinin gökte olduğunu ifade etmiştir.
■Kur'an ve Sünnet'te kaldırma ve yükseltme eylemleri, Allah'ın yükseklerde olduğuna delalet eder. (Miraç hadisesi gibi.) ■ Peygamberden (sav) bu konuda birçok hadis gelmiştir ve bu itikad, yanında konuşulduğunda itiraz etmemiştir. Peygam-ber (sav) hastalık duasında:
"Ey gökte olan Rabbimiz, Senin isimlerin ne mukaddestir." 6 buyurmuştur.
Sadaka dağıtırken sadakaya itiraz edenlere:
"Ben göktekinin eminiyken bana güvenmiyor musunuz?" 7 demiştir.
Veda haccında parmağıyla gökyüzünü işaret ederek "...şahit ol, şahit ol…" diyerek Allah'ı şahit tutmuştur.
Bir cariyeye:
" 'Allah nerededir?' diye sormuş O da: 'semada' deyince, 'Ben kimim?' demiştir. 'Sen Allah'ın Rasûlü'sün' deyince 'Bu kadın mümindir. Bunu azad et' " 8 diye sahibine emretmiştir.
■ Selefin icması: Lugat ehli olan, Allah'ı ve Rasûlü'nü en iyi tanıyan selefin sadece birinden dahi bu itikada muhalif bir şey gelmemiştir.
📚4. 20/Taha, 5 5. 67/Mülk, 16 6. Ebu Davud 7. Müslim 8. Müslim
🔴Onlara Allah "Rahman arşa istiva etmiştir" (Taha, 5) ve "Gökleri, yeri ve bu ikisi arasında bulunanları altı günde yaratan, sonra arşa istiva eden O'dur . " (Furkan, 59) buyurduğu halde Allah Teala'nın arşa istiva etmiş olmasını niçin inkar ettiniz?" dedik.
Onlar, ilah arşa istiva ettiği gibi yedi kat yerin de altındadır. Allah arşta, göklerde, yerde ve her yerdedir. O'nun ol madığı hiçbir yer yoktur, bir yerde olup da onun dışındaki yerlerde olmaması mümkün değildir (her yerdedir)." dediler.
Ardından da Kur'an' dan "O, göklerde ve yerde olan Allah'tır . " (En'am, 3) ayetini (delil olarak) okudular.
Onlara "Müslümanların birçok mekan bildiğini, ancak bu mekanların hiçbirinde Rablerinden bir şey bulunmadığını" söyledik.
"Hangi mekan?" diye sordular.
Bunun üzerine onlara şöyle dedik: İç organlarınız, bağırsaklarınız, domuzların bağırsakları, işkembeler , pis mekanlar ve bunun gibi yerlerde Rab' den herhangi bir şey yoktur. Bilakis O, gökte olduğunu bildirmiş ve "Göktekinin sizi yerin dibine batırmayacağından emin misiniz? Bir de bakarsınız yeryüzü alttüst olmuş! Yahut gökte olanın üzerinize taş yağdıran bir fırtına göndermeyeceğinden emin misiniz?' (Mülk, 16-17) yine " ...
Güzel sözler O'na yükselir; rızasına uygun iş ve davranışları da O yüceltir ... " (Fatır, 10), " ... Ben seni vefat ettireceğim, seni nezdime yükselteceğim ... " (Al-i İmran, 55), "Bilakis Allah onu kendine yükseltmiştir ... " (Nisa, 158), "Göklerde ve yerde olanlar hep O'na aittir . O'nun huzurunda bulunanlar" (Enbiya, 19) "Onlar kendi lerinden üste olan rablerinden korkarlar ... " (Nahl, 50), " ... Melekler ve ruh O'na, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselip çıkar . " (Mearic, 3-4), "O, kullarının üstünde tam bir tasarrufa sahiptir . O hakimdir , her şeyden haberdardır . " (En'am, 18), " ... O çok yüce dir , çok uludur . " (Şura, 4) buyurmuştur . Bunların hepsi Allah'ın semada olduğunu bize bildiren haberlerdir.
🔴Taha /5 sorulunca;
Aklınıza gelen, hayal ettiğiniz veya kalbinizden geçen şeylerin hepsini Allah yaratmıştır. Allah, onlar gibi olmaktan ve onlara benzemekten münezzehtir. Allah’ın kendisi hakkında Kur’an’da ve sahih sünnette verdiği teşbihi çağrıştıran haber-lerin hiçbirinde kişinin aklına gelen ve mahluk olan şeyler kastedilmemiştir (O’nun bu haberlerle kastettiği, zatına layık olan başka manalardır). Fakat siz, Allah’ın kastettiği gerçek manaları anlamaya ve bu konularda soru sormaya ehil kim-seler değilsiniz. Siz, takvalı olmakla meşgul olun; Allah-u Teâlâ'nın emret-tiği şeyleri yapın, yasakladığı şeylerden uzak durun. Hakkın-da soru sormaktan nehyedildiğiniz bu müteşabih konulardan da uzak durun, onlar hakkında soru sormayın. Eğer bu konuda bir şey duyarsanız sakın soru sormayın, susun ve sade-ce şöyle deyin: Biz bunlara iman ettik, onların hak olduğunu tasdik ediyoruz, bize ilimden çok az şey verilmiştir, bu meseleler bize verilmesi gereken ilimlerden değildir.”İmam Beyhaki(27) rahmetullahi aleyh şöyle dedi:
“Süfyan el-Sevri(28), Şu'be, Hammad ibni Zeyd, Hammad ibnu Seleme, Şerik ve Ebu Avane sınır tayin etmiyor, mahlu-kata benzetmiyor ve herhangi bir örnek vermiyorlardı. Onlar, hadisi olduğu gibi rivayet ediyor ve asla "keyf (nasıl)" demi-yorlardı. Onlara (müteşabih) nas (ayet veya hadis) hakkında bir şey sorulduğunda cevap olarak o nassı okuyorlardı. Ebu Davud şöyle dedi: "İşte bu, bizim doğru kabul ettiği-miz mezheptir." Ben dedim ki: İşte bizim büyük âlimlerimiz bu mezhep üzerinde idiler.”(29)(27) İmam Beyhaki: Asıl ismi Ahmed ibni el-Huseyn ibni Ali ibni Abdullah ibni Musa el-Hâfız Ebu Bekir el-Beyhaki’dir. Hicri 384 yılın-da İran’ın Nişabur şehrine bağlı bir kasabada doğmuş, hicri 458 yılın-da vefat etmiştir. Şafii mezhebine bağlı hâfız, fıkıh, hadis ve usul âli-midir. Akidede Eşari mezhebine mensuptur. Hadis âlimi el-Hâfız Ebu Abdillah el-Hâkim onun hocalarından biridir. Meşhur kitaplarından bazıları şunlardır: el-Sunenu’l-Kubra ve’l-Suğra, el-Esmâu ve’l-Sıfât, Kitabu’l-Marife, Delâilu’l-Nubuvve, Şuâbu’l-İmân.
(28) Süfyan el-Sevri: İsmi; Süfyan ibni Said ibni Mesruk el-Sevri el-Kûfi’dir. Hicri 97 yılında doğmuş, 161 yılında vefat etmiştir. Tabei tabiinden olup fıkıh imamı, tefsir ve hadis âlimidir. El-Câmi’ul-Sağîr, Kitabu’l-Ferâiz, Kitabu Âdâbi Süfyan el-Sevri, yazdığı eserlerden bazılarıdır.
(29) Beyhaki, el-Esmâu ve’l-Sıfât, c.2 s.334.