Efsunkâr

Efsunkâr
@Efsunkarktb
Hüsn-i Hat Talebesi
Görüp görülmemek, bilip bilinmemek, kavuşup ayrılmak kolay değildi.
Sayfa 36 - Timaş·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
"Onu buldum ya, civarındayım ya, yüzünü göremesem, kalbine doğmamış olsam bile onunla doluyum ya... Ah kalbim, bu sana yeter!" diyordu Pervane. İçindeki umudun telkiniydi bu. Çektiği acılara bir misillemeydi umut.
Sayfa 35 - Timaş·Kitabı okuyor
Alıntı
Sevgili Bilmiyor Pervane'nin Yüreğindeki Hasreti
"Ey bahtımın yıldızı, ey hüznümün sebebi; sen ki cihanı güzelliğe boğuyorsun, beni ise hazan gibi yağmalıyorsun, haberin yok. Ben ki rüzgârlara meydan okuyan bir çift kanat idim, otağından sızan şûlelere takıldım; yollarım kesildi, maksadım belli oldu. Şimdi muradımın tamamı sendedir, haberin yok. Ben ki arza sığmayan bir yürek idim ateşinle tutuştum, kül gibi zerre oldum. Yeniden doğmak için gözlerinin aynasına muhtacım, ama senin haberin yok. Ey beni yakıp yıkan, bir gün huzuruna varırsam hiç olmazsa eserinden gafil olma."
Sayfa 34 - Timaş·Kitabı okuyor
Alıntı
Pervane’nin Yâre Yanışı
Pervane'nin kalbi sevgiliyi doğruladı, ama sevgilinin kalbi uzakta, ondan habersiz... Otağın çevresinde dönüp duran Pervane muradına açık bir yol bulamıyor. Ne yana çevirse başını bir perdeyle karşılaşıyor. Ve yâr hayali bir ateş kadehi gibi gönlüne akıp duruyor. Zira yâr hayali hasret yangını demek; sınırı yok ve yalımı insafsız. Pervane ise dua kapısında, üzerindeki külleri savura savura gâh Belkıs'a haber uçuran Hüdhüd'den, gâh İbrahim'e gül yetiştiren meleklerden imdat diliyor.
Sayfa 33 - Timaş·Kitabı okuyor
Alıntı
... âşığın can nefesi vuslattadır.
Sayfa 32 - Timaş·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam