Hümeyra Hanım ilk haccından henüz gelmiştir. Kendisini ziyarete gelen hocasına babası "kızım ve hastaları dua etmiş de hacca gitti" dediğinde, hocası sitayişle "Kuzum Hümeyra insan hiç hacca gideceğim diye dua eder mi, nereden aklına geldi; gezeyim, tozayım, altınım, gümüşüm, bir de flörtüm olsun diye dua etseydin ya" der. Bu ifade yeni toplumda geçer akçe olan kabulleri ve kurumsal eğitimin bu konuda etkisini karşımıza çıkartır.
İman, insan, kadın, ihtiyar/tercih, özgürlük onun hayatında asli hüviyetine bürünmüş gibiydi. Yıllardır bir türlü oturtamadığımız ve modernleşmeyle elde ettiğimiz "kadın ve özgürlük" karşımda duruyordu âdeta; üstelik dindar ve mütedeyyin. Bir keresinde "ellerimi yıkama imkânım varsa kağıt peçete kullanmam" demişti. Gerçek ağaç bayramı bu olsa diye düşünürken "an ve agah olmak" ete kemiğe bürünmüştü.