Ben adeta tek bir ömrün içinde onlarca farklı hayat yaşadım ve onunla paylaştığım hayat da bir gün bitmeye mahkummuş.Bazen en olmayacak insanlara sımsıkı tutunuruz,ta ki acıya daha fazla katlanamayıp bırakana kadar.
Bir yaştan sonra -ki bu yaş kişiden kişiye değişir - önemli gördüğünüz şeylerin aslında hiç de önemli olmadığını fark ediyorsunuz.Genellikle gerçekten sevdiğiniz bir şeyi kaybettikten sonra da k ediyor bu ama o zaman da iş işten geçmiş oluyor.
Hepimizin çatlakları vardır,korku ve kaygıyı arkasına alan hayat hepimizin kalbinde ve de zihninde küçük çöküntüler,izler bırakmıştır,bizler de bu deformasyonlarımızın üzerini kırılgan umutlarımızla sıvamaya çalışırız.