Pir-i Lezzet- Saygın Ersin
Arkadaşlar 2025'in en sevdiğim kitabını buldum. Yıl daha bitmedi ama o kadar eminim kendimden. İncelemeyi okumak için vakit kaybetmeyin. Alın aldırın, okuyun okutun.
Siparişi verip yorumumu okumaya geldiyseniz başlayayım. İsmi ilk okuyunca tarif kitabı mi dedim aman Allah'ım nasıl utandım anlatmam.
Spoiler olmadan anlatmam gerekirse, Osmanlı döneminde Pir-i Lezzet yani Lezzetlerin piri, ustası, doğuştan bu vasıflar ile gelen aşçıbaşımız var başrolde. Kitapta önce mutfaktaki hünerlerini görüyoruz aşçıbaşının. Sonra bir şekilde saray mutfağına geçişi ve bu geçişin altında yatan nedenler ile bir posta şaşırıyoruz. Tam hikaye böyle devam edecek derken işin içine aşk girmeden olur mu? Olmaz elbette. Burayı da kabullendikten sonra yazarımız kitabın içine yıldız haritası, astroloji eklemiş. Peki sizler yiyeceklerin gezegenleri olduğunu bilir misiniz? Ben de bilmezdim. Bilmediğim bir sürü şey öğrendiğim, edebi zevke ve kurguya duyduğum bir kitap oldu Pir-i Lezzet. Yer yer okudum, yer yer Emre Melemez 'in o muhteşem seslendirmesi ile dinledim kitabi. İkisi de beni mest etti.
Ocak ayında sevgili Saygın Ersin ile söyleşiyi iple çekiyorum.. kitap sadece ülkemizde degil dunya çapında da cok ses getirmiş bir eser bu arada.
Daha neler yazarım spoiler olmasa neler...
Velhasıl okuyun konuşalım. Mutlaka ve şiddetle önerimdir!
Cehennem Diskosu- Jean-Christophe Grangé
Heyecanla beklediğim, Grangé hayranlarının da heyecanla beklediğini bildiğim Güneşsiz serisinin ilk kitabı Cehennem Diskosu ile geldim, yolu açın
Edinilmiş Bağışıklık Yetersizliği Sendromu yani günümüzde bilinen adı ile AIDS. 1980'lerin Paris'inde ilk defa duyulmaya başlanan bu hastalık, ilk olarak (aktif ve çeşitli cinsel yaşamdan dolayı) geylerde görülüyor. Öyle ki ilk etapta gey kanseri olarak adlandırılıyor. Bu hastalığın gölgesinde elbette cinayetleri işlenmeye başlanıyor. Dedektifimiz Swift, kendini işine adamış Dr. Segur ve lise öğrencisi Heidi bu cinayetleri çözmek için araştırmaya başlıyor. Adım adım Paris'in en iyi ve en ücra sokaklarını kahramanlarımız ile beraber geziyoruz.
Evet, kitap Grangé kitabı. Aktı mı? Aktı.
Kendini okuttu mu? Evet, okuttu.
Ancaaaakk...
Serinin ilk kitabi olması nedeniyle macera ve heyecanla kısmı sonlara kalmıştı. Kitabın büyük bir kısmı durgundu benim için. İkinci kitapta bunu telafi edeceğine eminim.
Beni rahatsız eden homoseksüellerin cinsel yaşamını çok çok detayli anlatması. Derdim homoseksüellikle değil, yanlış anlaşılmasın. Heteroseksüel bir yaşamı da bu denli anlatsa yine rahatsız olacaktım. Hikayeye etki eden cinsellik hiç sorun değil, ama burada bütün ama bütün detayları okumak yer yer midemi bulandırmadı değil.( Kurtlar İmparatorluğu"ndaki işkenceler hala zihnimde olmasına rağmen.)
Bir de " aşırı " yakışıklı polis memuru, "aşırı " zeki,okula gitmese de sınava çalışmasa da en iyi olan liseli kız klişeleri yer yer, sen de mi be Grangé dedirtti.
Genel olarak hikaye nereye gidecek, nasıl bağlanacak merak ettim ama devami gelmeyecek olsa eleştirimi daha sert bitirirdim.
Hadi be Grangé, İkinci kitap olan Gölgelerin Kralı 'nda mutlu et bizi diyorum ve ikinci kitapta görüşmek