Ekmek yapmakla, derviş yetiştirmek aynıdır bana göre. Bin bir çile ve zahmet görmüş buğday, kırılır ufalanır ve un halini alır. Dervişin de nefsi böyle çilelerle terbiye edile edile küçülür. Hamur un ile sudan ibaret olduğu gibi insan da nefs ile ruhtan ibarettir. Ruh ulvidir, nefs ise sufli; su ulvidir, un ise sufli. Unu çok katarsan ekmek sert, nefs ağır basarsa insan günahkar olur. Suyu çok katarsan un hamuru tutmaz ekmek cıvık, ruh ağır basarsa, nefs de o ulvîliği tutamaz insan ihmalkar olur. Herşey kararınca olmalıdır...
Sevgili Dost,
Bu bayramda kabristana gittin mi? Seninde ölülerin vardır, bilirim. Üzerindeki otları küflü tenekelerle sulayacağın ölülerin. Otlar büyüyecek sararacaklar sonra. Ölülerimızı hep hatırlayacağız, dirilerimizi unutmak da. Olsun, onlar da ölecekler.