“Ömrümün en coşku dolu anı. Dalgalanıyorum. Çağlıyorum. Akıntıdaki bir çiçek gibi bir o yana, bir bu yana salınıyorum ama kök salmışım, sırf bana gelebilesin diye. ‘Gel,’ diyorum, ‘gel’.”
“İçimdeki binlerce kudretin yükseldiğini duyuyorum: kurnaz, şen, durgun, hüzünlüyüm, birinden diğerine dönüşüyorum. Köklerim var ama akıyorum. Baştan sona altın, akıyorum...”
Hâlâ burada ve yaşıyor olduğuma şükrettim. Aksi takdirde bu anı kaçıracaktım. Bazen uyanık olmak ne güzel şeydir.
“Bugün de olmaz,” diye mırıldandım. “Çünkü bana gülümsedi.”