Kitap her ne kadar Metin Erksan ile ilgili olsa da,
aklıma en çok takılan cümle Ercan Kesal'ın İstanbul'a ilk
geldiği zaman için kurmuş olduğu şu cümle oldu.
''Yitirilmiş taşra hekimi masumiyeti''
Her ne kadar film yapım süreçlerini anlatırken verdiği heyecan beni vurmuş olsa da Danimarka'nın filmlere ve von Trier'e verdiği tepkilerin olduğu bölümler sıkıcı olmak bir yana adeta 'Ayakkabıdaki bir taş'a dönüşüyor. Sinema okuyan yada sinemacı olmayı düşünen kişilerin okumasını tavsiye ederim.
Lars Von TrierJack Stevenson · Agora Kitaplığı Yayınları · 200523 okunma
Kitabın en iyi öyküsü, kitaba adını veren öykü. Aralarda doldurmak için yazılı olduğu çok belli olan öyküler bulunuyor. Genel olarak bakarsak öykülerin bir kısmı güzel ve kısa filme uyarlanabilir. Kalan kısmı ise "meh" ile "bunu niye okudum ki şimdi?" arasında gidiyor.