Ney’in yolculuğunu insanın yolculuğuna benzetir Mevlana..
Neyin ilk yolculuğu kamışlıktan ayrılıkla başlar.İnsanoğlu da ruhlar aleminden koparak anne karnına varmıştır.Dokuz ay büyür gelişir sonra ağlayarak bu dünyaya gelmez mi? Bilmediğimiz,hiç kontrol edemediğimiz korkutucu bir dünya..
Ney de ilk ayrılıkla tanır derdini.Sazlıktan koparıldıktan sonra beklemeye bırakılır.Bekler,bekler sabrı öğrenir..Fakat yol bitmez,kamışı sarmış olan kabukları koparmaya gelir sıra..Neyzen tek tek o kabukları koparır.Tıpkı insanoğlunun kemale erebilmek için egolardan,benliklerden,korkulardan kurtulması gibi..
Bu aşamadan sonra da kamış yine bekler bekler bekler..Sabır terbiyesinde iyice gelişir.
Süresi dolunca sıra kamışın içini kızgın bir demirle boşaltmaya gelir.Hiçlik oluşsun ve bir süre daha beklesin diye..Herkesin birşey olmak istediği bu dünyada sen hiç olmaya çalış der Şemsi Tebriz’i.. Çömleği sağlam tutan dışındaki şekil değil,içindeki boşluktur..
En son aşamada 7 tane delik açılır ney’e.Buradan kalbe ilham veren nağmeler çıkabilsin diye..
Öldüm,bittim,bu kadar acıyı neden yaşadım diyen kamış bir neyzenin nefesiyle inlemeye başladığında kendi bile şaşırır..Anlar ki bu kadar acı ıstırap boşa değilmiş..Yaşadığımız Herşey aslında bizi olgunlaştırıp kemale erdirmek içinmiş…Her bir acının,imtihanın amacı aslında bize yolculuğumuzu tamamlatmakmış.
‘Kuran’daki ‘Biz ona kendi nefesimizden üfledik’ayetinin anlattığı gibi;neyzen de neye nefesinden üflendiğinde kapılar açılmaya başlar kendi tekamül sürecimizi anlayıp,gerçekleştirebilmek dileğiyle