Elif Eken

Elif Eken
@Ekenelif
“ Az insan çok huzur ”.
Huzur dediğim zarif bir düzendir aslında.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gazze’de yaşanan açlık, bir doğal afetin değil; siyasi çıkarların, uluslararası suskunluğun ve kasten yaratılmış kuşatmanın ürünüdür. Bu açlık, marketlerdeki kıtlıkla değil; diplomatik masalardaki ikiyüzlülükle başlıyor. İnsanların temel gıdaya, suya, ilaca ulaşamaması; modern dünyanın gözü önünde sürdürülen bir sessiz soykırımdır. İnsani yardım konvoyları engellenirken, milyarlarca dolar değerindeki silahlar rahatça geçebiliyor sınır kapılarından. Bunun adı savaş değil; bunun adı, sistemli bir yok etme stratejisidir. Çünkü Gazze’nin yalnız bırakılması bir rastlantı değil, küresel güç dengelerinin bilinçli bir tercihidir. Bugün Gazze'de bir çocuk açlıktan ölüyorsa, bu sadece bölgesel bir trajedi değildir. Bu Birleşmiş Milletler’in suskunluğu, İslam dünyasının dağınıklığı, Batı’nın çifte standardı ve medyanın seçici körlüğüyle mümkün olmuştur. Gazze açlıktan değil; dünyanın susmasından ölüyor. Ve bu suskunluk sürdükçe, açlık da bir savaş silahı olmaya devam edecek. Çünkü bu çağda artık kurşun değil; susuzlukla, yoksullukla, ekmeksizlikle öldürülüyor insanlar.
Hevesleri, beklentileri, erteledikleri, kaçırılmış bakışları, gizledikleri, bitirilmemiş mektupları, susuşları ve istemsiz veda edişleriyle tamamlanmamış bir cümledir insan.
“Tanıdığım en güzel insanlar yenilgiyi,acıyı, mücadeleyi ve kaybı yaşamış olan ve diplerden çıkış yolunu kendileri bulmuş insanlardır. Bu kişiler yaşama karşı geliştirdikleri kendine has takdir, direniş, duyarlılık ve anlayışla; şefkat, nezaket, bilgelik derin sevgiden kaynaklanan bir ilgi ve sorumlulukla doludurlar. Güzel insanlar öylece ortaya çıkmazlar; onlar oluşurlar.” |Elisabeth Kübler-Ross
“Nesiller her zaman değişir ve yenilenir. Yeni nesiller beraberinde yeni anlayışlar, yeni emeller ve istekler getirir. Ve bu yeni nesillere çoktan geçerliliğini yitirmiş yönetimi uygulamalarını zorla kabul ettirmeye çalışmak boşunadır.”