Mis gibi lezzetli bir Türkçe ile şöyle 90'lı yıllara yolculuk ediyor, çocukluk ve gençlik döneminize iz bırakan birçok ürüne, sanatçıya, şarkıya kısacası o dönemin popüleritesine şahit oluyorsunuz.
Doç. Dr. Elvin Yıldırım'a ait belki de alanında yapılmış nadir araştırmalardan biri. Hocamız, Türk kültüründe özellikle kırmızı(al), yeşil ve sarı renklerin neden yaygın kullanıldığı, ak ve kara arasındaki tezatlıkları, inancın renklere etkisini kapsamlı bir şekilde irdeliyor. Değerli bir eser...
Benim Sûretlerim Var, gelenekselle modernin temiz Türkçeyle yoğrulduğu bir eser. Öyküler, bir yere varmaktan çok "yolda olma"ya dair nüanslar barındırıyor. Hayal-hakikat sarmalı içerisinde ontolojik sorgulamalarla kurgulanan öykülerde yazarın şair kimliği bariz bir şekilde sezilmekte, bu, anlatımı daha güçlü kılmaktadır. Hayatı sorgulayan ama "gerçek"ten sapmayan kahramanlar, bizlere "yaşama sanatı"na dair ayrıntılar sunarken zaman zaman ölüm gerçeği ile de baş başa bırakıyor. Metaforik cümleler ölümün sadece yok olmaktan ibaret olmadığını, bazen bir böcekle bazen bir ağaçla örnekleyerek anlatıyor. Önceki eserlerini de göz önünde bulundurduğumuzda Aslan'ın felsefi derinliği olan bir yazar olduğunu söyleyebiliriz. Türkçe kullanımındaki ustalığı, kurgulardaki zekası, ayrıntıları aktarım gücü ve insanın sapkın olmayan sorgulamaları, yazarı özel ve özgün kılıyor.