"Ne arzuluyorsun?" dedi Rachel, yere düşmüş Bam'ın yanına oturarak çocuğun yüzünü şefkatle elleri arasına aldı. "Onur ve gurur?" sesi öncekinin aksine sert bir hal aldı. "Güç ve etki?" bu sefer sesi buz gibiydi, avuçları arasındaki et parçasını sıkmaya başlamıştı. Bam, dişlerine geçen yanaklarının acısıyla hıçkırdı. Göz yaşlarından önünü göremezken ellerini Rachel'in bileklerine sardı konuşmaya başlamak için. Rachel ellerini ateşe dokunmuş gibi çekti ıslak yanaklardan. Bam düşündü, "Hırs." dedi titrek sesiyle elinin altındaki toprağı sıkarken. "Hırs istiyorum, o kadar hırslanayım ki dünyalara hükmedemeyim istiyorum. Güçlenmek değil, sönmek bilmeyen bir azim istiyorum." Gözyaşlarını sildi, ve ayağa kalktı fakat kalkmasıyla yere yapışması bir oldu. Bam ağzından toprağa akan kana baktı, Rachel her zaman güçlü bir kız olmuştu. Rachel yumruk attığı çocuğun yanına çökerek saçına yapıştı, ağzından tükürükler saçarak yüzüne doğru bağırdı. "İnsanlığını mı kaybetmek istiyorsun? Hırsından gözünün önünü görmeyen leş adamlar tanıdım, onlardan biri mi olmak istiyorsun?" Bam, sinirle ayağa kalktığında Rachel geri sıçradı. Bu sefer bağırma sırası Bam'daydı. "O zaman onlardan biri olurum! Yaşamak için hiçbir nedenim yok. Hiçbir halta yaramayan beş para etmez bir adamım. Kaybedecek bir insanlığım mı var sanıyorsun? Bunca yıl yalnız yaşadım, bir o kadar daha yalnız yaşarım. Kimse bana ihtiyaç duymadı, kimse beni istemedi o halde benim de başka birini kabullenmeme gerek yok. Öyle bir adam olacağım ki beni hayal kırıklığına uğratacak tek kişi ben olacağım! Bu iğrenç bir şey değil, buna ayakta kalmak denir."