📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Ne güzel bir Şeker portakalı fidanıymış bu! hem bak,dikeni‘de yok.pek de kişilik sahibiymiş,Şeker portakalı olduğu ta uzaktan belli.ben senin boyunda olsaydım başka şey istemezdim.”
“Ama ben büyük bir ağaç istiyordum.”
“iyi düşün,zeze.henüz gencecik bir fidan bu.bir gün koca bir ağaca dönüşecek.seninle beraber büyüyecek.iki kardeş gibi iyi anlaşacaksınız. Dalını gördün mü? bir tane dalı olsa da sanki özellikle senin bilmen için hazırlanmış bir ata benziyor.”
“Buyur,lalâ bana vurabilirsin.”
Sırtımı dönüp beğenisine sundum.dişlerimi kenetledim,çünkü lalâ’nın elini nar olduğunu,terliği nasıl indirdiğini biliyordum.
Derin bir nefes aldım.
biliyorsun nereden geldiğimi
minicik kulübemi
bir elma bahçesinin yanı başında...
minik bir kulübe
Bayırın ta tepesinde
ve deniz görünüyor uzakta...
birkaç diziyi atladım.
narin palmiyelerle de gizli
öte durur ağustos böcekleri
gün batımının altın rengi.
kıyıdan ufuk manzarası.
bahçede bir çeşme şırıltısı
bir bülbül,çeşmenin tepesindeki...
Denizci,denizci,
kalpsiz denizcim benim ah,
senin yüzünden denizci,
ineceğim mezara...
dalgalar vuruyordu
Kumlarda köpürüyordu
gitti uzaklara denizci
nasıl da severdim onu ah...
Denizcinin sevgisi
yarım saat sürer
demir alınca gemi
deniz yoluna gider...
dalgalar vuruyordu...