Kendi vicdanıyla hesaplasmayı bilen insanı bu hayatta korkutabilecek hiçbir şey yoktur. İnsanın tüm korkuları kendisi içindir; ya bir suçun açığa çıkması, ya bir şeyden zarar görmesin, ya da ceza korkusudur. Kendi vicdanımı yanında taşıyan bir insan bunlardan kolay kolay korkmaz. Kendine hesap vermekten çekinmeyen bir insan, elbette yargılanmaktan da korkmaz kendini bilen bir insanı kimliğiyle korkutabilir ki
Gerçeğin karşılığı gerçektir. Onu abartı katmak bir şey değiştirmez, sadece sizi değiştirir. Ve kişinin farklı yaklaşması elbette o durumu değiştirmez gerçek gerçektir
Yaşadığımız her an hayattan eksilir ve harcanır. İnsan ömrünün günlük işi, ölüm evini inşa etmektir. Hayatın içinde olan aynı zamanda ölümünde içindedir. Çünkü hayattan çıkan ölümden de çıkmış olur. Ya da şöyle demek gerek; hayattan sonra devam eden şey ölümdür, ama hayattayken ölüme doğru gidilir. Ölümü yaşamakta olana, yani ölmekte olanı yaptı, ölmüş olanı yaptığından daha acıdır.
Montaigne kısaca diyor ki hayatta ettiğin kadar ettin, doya doya yaşadım, güldün ettin. Şimdi güle güle git
Eğer mutlu olmak istiyorsanız sınırları ve ölçüleri iyi bilmeniz gerekir. Aksi taktirde mutluluk gelse bile haberiniz olmaz mutluluk insan zihninin olduğu kadar davranışlar ve eylemlerle ilgilidir