Rab onu denemiş,bir avucuna korkuyu,ötekine vicdanı koymuş,ellerini birleştirmesini istemişti...şimdi avuçlarını açıp bakıyordu ki bir eli hâlâ her hücresine kadar korku,tehlike,acz ve zaaf, diğeri safi cesaret,inayet ve ihsandı.
-"Unutmayınca nasıl affeder insan?"
-"Unut o zaman."
- "...Kötülüğü unutursan çok aldatırlar insanı.Öğrendiğim budur."
-"Yani artık hiç aldanmayacak mısın?"
Kaç nesildir kadınlar, ölsün diye çocuk doğuruyorlardı bu topraklarda veya bu çocuklar ne zamandan beri yekûndan ibaretti?Sadece onlar mı, bütün dünyanın çocuklarını bir avuç mermi gibi namluların ucuna sürenler kimdi?...
... birçok memleketin ölüm çukurlarına dolduran,ölürken o biçarelerin gözlerinde kalmış şaşkınlık ve korkuyu zafer diye göğüslerine madalyalayanlar nerenin insanlarıydı?