Elif Çetinkaya

Elif Çetinkaya
@Elfida09
Renklerinden hiç pişmanlık duymayan, siyah beyaz bir kadınım ben. Eski şarkıları, masalları, ve yağmuru çok seven..
Kalemimden dökülen, ömrümdü oysa.
Reklam
Derimin altında karanlığa tapan sükutum.. Damarlarım sızlıyor inletircesine yurdu. Kendi zehrimden içtim ufak bir yudum. Benim merhametim ki, en merhametsiz huydu. Notalarımdan kan damlıyor şiirimin elbisesine. Tanrı bir hayat yazıyor üstüne nefesinden. Jiletle kazıdığım bedenimin her karesine Bir kadeh doldurdum ölümün sesinden. Ah diyor içim, sanki Madak'ın ahlat ağacı. Büyüyor ruhumdaki sesi gittikçe; "çın, çın" Bu denli yakardı ancak göğsümdeki acı "Bana artık göğün kapılarını açın!" Tırnaklarımın içine aldım dilimden düşmeyeni. Düşse parçalanacak çünkü dudaklarım, tenim. Merhamete yenildi koskoca dünyanın bedeni Tanrıya yöneltecek binlerce sorum var benim. Bir şiir bin günahı anlatıyorsa şayet Nedir diye sorgulayın bundaki gaye. Kan kokan dudaklardan dökülüyor bir ayet; Kanımca budur dünyadaki en büyük kinaye. Acımasızca vururken yağmur, kaldırım taşına; Ben yine tanrıyı geçiriyorum başımdan. Yanaklarımdan merhametle akan gözyaşına Resmediyorum bir parça koca telaşımdan.
Zaman, bir jilet yarası.
Kısır Döngü
Kelebeğe giden bir ölüm cıvıldaşıyor içimde Dinginliğim tüm soyutluğuyla elimde şimdi Arıyorum, arıyorum ikidir denk gelmiyor Altı yüzü var ya zarın Bir türlü tutturamıyorum birini Çelişki, kan duvarlarıyla oyuyor içimi Güneşi tutamıyorum Yükseliyor gittikçe çığlıkları bulutların İmgeler geçiyor soluğumdan Ve soluğumdan bir adamın çehresi.. Hücrelerim kıvranıyor hücrelerinde Deniz gibi hırçınlaşıyorum Damarımda beliriyor bir aşkın evresi O yaşama sevinci Bense hüzünde birinci O umut dolu bir şiir Bense onsuz bir şehir Hüzün, savrukluğuyla değiyor tenime İmkansızlığa meyletmek neden? Her dakika kızıyorum kendime Sürekli bir şeyler istemekle Sürekli isyan etmekle meşgul birini Neden mutlu etsin tanrı? Yine de her şeye rağmen Her şeye rağmen küçük bir umutla bitiyor içimde sayıklayan şiir Yine bir şeyler istemekle geçiyor ömrüm Oysa istediğim hiçbir şey olmuyor Kısır döngü..
Acılar Denizi
Ben acılar denizinde boğulmuşum İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını. Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni Duyarım yosunların benim için ağladıklarını. Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime; Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını. Bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle! Bütün gemiler söndürmüş ışıklarını. Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma! Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek... Baksana; herkes içime dökmüş artıklarını. Bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse Yılların içimde bıraktıklarını... Ümit Yaşar Oğuzcan
Reklam