ben Şems'e rastlamadan önce üşüdüğüm zaman ısınıyordum, ama Şems'ten sonra artık ısınamıyorum. Çünkü Şems, bana bir şey öğretti. Yeryüzünde bir tek mümin üşüyorsa, ısınma hakkına sahip değilsin. Bende biliyorum ki yeryüzünde üşüyen müminler var, artık ben ısınamıyorum. Eskiden açken bir çorba içince doyardım. Ama şimdi hiçbir şey bana bir besin hazzı vermiyor. Çünkü biliyorum ki açlar var. İşte Şems bana bunu öğretti. Bu öğrettiği şeylerse Fahr-ı Kainat Efendimizin ahlakının ta kendisidir."
Kulluğun manası vav'dadır, elif ulûhiyetin ve ehadiyetin simgesidir. O yüzden Lafz-ı ilahi elifle başlar. Elif kâinatın anahtarıdır, vav kâinattır. Allah, kullarını vav gibi mütevazı olsun ister. İbrahim ateşte vav'dır, Nemrut bizzat ateşe odun. Yunus, vav olup balığın karnında anca kurtarmıştır kendini. İnsan iki büklüm olunca rahat eder ana karnında. Boylu boyunca uzansa da kim rahattır mezarında?