“Yetişkinlere fikir verme.Onlar her şeyin en iyisini bilir.Karışma işlerine.Gün gelir meyveli soda en çok satan içeceklerden biri olur,o zaman senin değerini anlarlar.”
“Aslında biz çocuklar gayet dürüst insanlarız yaptıklarımızı gizlemeye,gizli işler çevirmeye bizi kendileri sevk ediyorlar.Sonunda bizi de kendilerine benzetecekler…”
“Yetişkinlere çocuklara yaptıkları haksızlıklar,hataları görebilirsin.Yine de yüzlerine vurma.İnanmazlar.Çocuksun,görmezden gel.Bırak kendilerini dünyanın en Zeki insanı sansınlar…”
Buna hiçbir şüphe yok ancak Batman nihayet bu sıska boynunu kırdığı için mi,yoksa Gotham’da gezen başka bir uğursuz bir güç yüzünden mi öldüğü hala gizemini koruyor.
Sorun Batman’in bir şey hatırlamaması…Ve bu labirent benzeri olayın derinliklerine indikçe Batman’in zihni,
bulduğu her şey daha da büyük bir şüpheyle yaklaşmaya başlıyor.
Onu hizaya getirmek için…John Constantine’den iyisi olabilir mi?
Ancak John,iyi bir gizem hikayesinden keyif alsa da insanların kafasını karıştırmayı daha çok seviyor.O yüzden John’un “yardımıyla” bu ikili,Gotham’ın pislik dolu bağırsaklarına dalacak ve Joker’i kimin öldürdüğüne dair şaşırtıcı gerçeğin peşine düşecek.
Batman:Lanet,günümüzün en iyi çizgi roman yaratıcılarından ikisi tarafından anlatılan doğaüstü bir korku hikayesi ve “karanlık” tonuyla Black Label etiketinin hakkını veren,ilkel duygulara hitap eden gerilim dolu bir yolculuk.