Yaşadığımız her önemli haz ya da başarının ardından kendimizi enerjisiz ve amaçsız hissederiz. Zirve sonrası hissedilen mutsuz ve durağan dönemde sabırla bekleyemeyenlerden kimisi mutlulukla sonuçlanmış sürecin aynısını kısa sürede tekrarlamak ister, kimisi farklı dopamin kaynaklarına yönelir ya da onları birleştirmeye çalışır. Aslına bakarsanız bu yaklaşımların hepsi ağzına kadar dolmuş bir kredi kartının limitini artırmaktan başka bir şey değildir. Kısa vadede sorunu çözer gibi gözükse de uzun vadade sizi batıracaktır. Dopamin depoları yenilenene kadar sabırla beklenmelidir.
Ufak şeylerden zevk alabilmek, lüks yerine zarafet aramak, saygı beklemek yerine değerli olmak, zengin olmak yerine kimseye muhtaç olmamak, sıkı çalışmak, sessizce düşünmek ve dürüst konuşmak.
İşte benim senfonim.
William Ellery Channing
Dopamin sistemimizi öyle bir hacklediler ki etrafımızda peşinden koşulması gereken tonlarca uydurma ihtiyaç var. Hayatımızın merkezine koydukları "kronik tatminsizlik" nedeniyle sürekli koşmak zorundayız. Hatta öyle bir alıştırdılar ki bizi artık amaç bir yere ulaşmak değil sadece koşmak olmuş. Bu kadar koşup da bir türlü varış noktasına ulaşamadığımız için bu kadar yorgunuz.