Augustinus bu üç kıtanın her birini ve incil'in Yaratılış kitabında tasvir edilen Büyük Tufan'ın ardından gelenleri Nuh'un oğulları ile özdeşleştirdi: Yafes ve soyundan gelenleri Avrupa'yla (Sami teriminin kökeni) Sam'ı Asya'yla ve Ham'ı Afrika'yla. Fakat bu kavramsallaştırma Hristiyanlar için aynı zamanda Avrupalı Hristiyan üstünlüğünün örtük bir haklılaştırmasıydı.
Europa bugün Lübnan sınırları içinde kalan, Akdeniz'in doğusu halindeki Tyre şehir-devletini yöneten kralın kızıydı Tanrı Zeus ona aşık oldu ve kaçırdı. Europa'nın kardeşlerinin (üvey kız kardeşleri Asia ve Libya da dahil olmak üzere) ve çocuklarının etrafında sayısız efsaneler üretildi.
Yunanlılar "barbar" tabiriyle Yunanca dışında anlaşılmaz sesler şeklinde değerlendirilip hor gördükleri bir başka dili konuşan herkesi kastediyorlardı.
Aristo'ya göre de Asyalılar (ve daha geniş anlamda tüm barbarlar) doğaları gereği köleliğe tâbiyiler ve bu yüzden Üstün Yunanlılara hizmet etmeye daha fazlasıyla uygundurlar.