(...)
Geç doğan akşam yıldızı neler getirir, bilmem? Nerden toplar sakin bulutları yel? Nedir niyeti nemli lodosun? Bunların ipuçlarını güneş bildirecek sana. Kim kalkışır güneşe yalancı demeye? Üstümüze çöken o kör kargaşalığı, Çok defa güneş değil mi bize bildiren? Tuzakları gizli gizli kaynaşıp duran Tertipleri açıklayan Güneş Tanrısı? O acıdı Roma'ya: Caesar'ın katlinde Koyu bir pasla örterek parlak başını, Gece bitmez sakın diye korktu dinsiz çağ; Toprak, deniz suları, uğursuz köpekler, Meşum kuşlar bile, Tanrı istencesinden Haber veriyordu bize o sıralarda. (...)
Vergilius, 1998: 167