İZMİR HİKÂYELERİ / HALİT ZİYA UŞAKLIGİL
Zaman durdurulmaksızın akıp giderken belirli dönemlere bıraktığımız ve artık bir anıdan ibaret olan kesitlerle var oluruz. Dünyaya gelindiğinden bu yana orada burada geçen zaman içinde bir mahallede, bir çatı altında veya bir insanda biriktirilen anılar, arkaya dönüp bakıldığında senin olan ama bir o kadar uzak ve silik hatıralar. Bir mekan, ses ya da soluklarına karışan bir koku seni o ana, o yaşına geri götürür. Tüm yaşanmışlıklar bir film şeridi gibi geçer göz önünden. Hüzün ve mutluluğu içinde barındırır. En çok da sona yaklaştığını hissedenler için bir ihtiyaç gibidir tüm hayatını, enerjisini paylaşıp tüketilen anları anımsamak.
Tıpkı “İzmir Hikayeleri”nde olduğu gibi. Öykünün yazarı Halit Ziya Uşaklıgil, gençliğini geçirdiği İzmir’e giderek, gençlik anılarını tekrar anımsayarak yeniden yaşamaya çalışmıştır. Yazarın geçmişini tekrar hatırlayabilmek için yazmış olduğu ve anısal nitelik taşıyan kitap, sekiz ayrı hikayeden oluşmaktadır. Yazar bu öyküsünde seçtiği kahramanların hemen hemen hepsini halk arasından seçmiş ve bu özelliğiyle yazarın diğer romanlarının kahramanlarıyla bir zıtlık oluşturmuştur.
Edebî bakımdan hafif ve yalın olan eser süsten ve sanattan uzak bir dil ile yazılmıştır. Öyküde o dönemin yaşam şartlarını, İzmir’in semtlerini, gelenek ve göreneklerini, her sınıftan insanlarını göz önüne sermesi bakımından eserde halkiyat anlayışı da ağır basmaktadır.
İlk olarak, “Gerilere Doğru” adlı öyküsü ile gençlik yıllarının başladığı yere yani İzmir’e giden yazar, şimdi çok değişen ve sadece zihninde yaşattığı ve biraz biraz hatırlayabildiği yolları geçerek o günleri gözlerinde canlandırmayı istemiştir. Eskiden yaşadığı yerleri geçerken artık tamamıyla her şeyin değiştiğini ve bütünüyle yabancı olduğunu hisseder ve