İnsan yaş aldıkça bir şeyleri sebepli sebepsiz özlüyor; belli bir zamanda değil, herhangi bir anda, bazen yavaş yavaş, bazen birdenbire. Yeni zamanlara, yeni zamanların getirdiği yeni yaşama hallerine hiç ısınamadığım için ben hep geçmişte, özellikle de çocukluk yıllarımda dolaşıp duruyorum. Şimdilerde geçmişe özlem duymak pek muteber bir şey olarak görülmüyor, malum! Hatta içinde ‘nostalji’ kelimesinin geçtiği ifadelerle neredeyse aşağılanıyor geçmişe özlem duyanlar. Ziyanı yok, isteyen istediği gibi düşünsün. Ben her şeyin içinde daha fazla can taşıdığına inandığım o eski günleri içimde yaşatmaya, özlemle hatırlamaya ve hayırla yâd etmeye devam edeceğim. Diyor Sevgili Gökhan Özcan "Eski Bahçeler" adlı yazısında. Ne güzel özetliyor ruhumun derinliklerinde yer edinen özlemlerimi. Ne kadar yaş alırsam alayım, ne kadar büyürsem büyüyeyim hep çocuk kalacak ruhum ve her şeye herkese rağmen hiç büyütmeyeceğim içimde ki yaramaz küçük kız çocuğunu...
23.08.2025 ~Muammâ