Acıyan yerime ovuşturarak dışarı çıktım, yüzükoyun yatağa uzandım. Babamın kağıt oynamaya gitmesi büyük talihti doğrusu. Son gözyaşı damlasını da içime akıtarak ve en iyi dayak ilacının yatak olduğunu düşünerek karanlıkta öylece yattım.
Totoca'nın boyacı sandığını açtım,benimki hemen hemen boş olduğundan bir kez daha onun siyah boya kutusunu aldım. Kimseye bir şey söylemedim. Sandığın ağırlığını hissetmeden, üzüntü içinde yürümeye koyuldum. Babamın gözlerinin önünde yürüyor, onun gözlerinin içinde acı çekiyordum sanki.