Kısa fakat derinliği olan sindire sindire okunması üzerinde düşünülmesi gereken bir kitap.
Ayrıca okurken bir taraftan da çizgili pijamalı çocuk ve schldlerin listesi filmi izleme şansım oldu.. Yazarın ilk bölümde anlattığı toplama kampı detaylarını okurken içim acıdı.İnsanın artık bu kadar da olmaz dediği ve daha kötüsüyle karşılaştığı bir bölümdü.
-‘…. Evet, insan nerdeyse her şeye alışır ama bunun nasıl olduğunu bize sormayın’
- ‘ İnsanın kurtuluşu sevgiyle ve sevgidedir’
-‘ Kampta hep hiçbir dünyevi mutluluğun çektiklerimizi teşafi edemeyeceğini konuşurduk.’
-‘ Eve döndükten sonra ise en güzel anlardan biri, tüm ısdırapların ardından Tanrı’dan başka korkacak hiçbir şeyin kalmadığını fark ettiğin andır.
-‘ Hayatta her durum, insana bir mücadele alanı ve çözülmesi gereken bir sorun sundukça hayatın anlamı değişebilir’
-‘ Logoterapi , insan varoluşunun özünü sorunluluk duygusunda bulur ‘
- ‘ Benim kafamı kurcalayan soru ise şöyleydi:
Bunca acının , bunca ölümün bir anlamı var mı ? Eğer yoksa o halde yaşamın da bir anlamı yoktur çünkü anlamı hasbelkader kaçıp kurtulmaya bağlı olan bir yaşam nihai anlamda yaşamaya değmez !!’