Tanrım, ne kadar aptalca şey bu!Hayatımız zaten pamuk ipliğine bağlı,ayaklarımızın altında her an bir uçurum görünebilir.Bu da yetmezmiş gibi,kendi elimizle hayatımızı mahvetmek için her türlü çareye başvuruyoruz.
Anılar çok, fakat anılmaya değecek hiçbir şey yok!Gelecekte, önümde uzun ,epey uzun bir yol duruyor ,benimse hiçbir hedefim yok…canım devam etmek istemiyor .
Zaman bazen kuş gibi uçarak ,bazen de bir solucan gibi ağır ağır geçer.Fakat insanın,özellikle en hoşlandığı şey,zamanın hızlı mı, yoksa yavaş mı geçtiğinin ayrımında bile olmayışıdır .
Zaten kainattaki yaratılışın sürekliliği bir tarafa bedenlerimiz ,zihinlerimiz ve bilinçlerimiz bir anlığına kesintisiz yaratılışın dışında kalsalar neler olacağını hayal etmek şükreden bir kul olmak için kafidir .
Önceleri gençler okumak,öğrenmek zorundaydılar.Kara cahil diye tanımlanmak istemezlerdi ve bunun için çaba sarfederlerdi.Şimdi ise,” dünyada her şey aptalcadır!”demeleri yetiyor.Böylece onlara her kapı açılıyor .