Ama asıl önemini Gök Türkler zamaninda kazandigi görülmektedir (542-745). Bati Gök Türk Kaganhigỉnin 630 yilinda çöküsünden sonra hanedana mensup beylerin çogu Çin'e siginmisti. Bunun üzerine bagsiz kalan Türk boyları bu irmak etrafinda toplanarak büyük bir kurultay düzenlediler (634/635).
Kurultay sonucunda aralarinda anlasip yeniden örgütlenerek 10 boya bölündüler. Bunlara Türkçe yazı kaynaklarda "On Ok" denildi, çünkü her bir boya bir ok verilmisti. Irmagin batisinda 5, dogusunda 5 olmak üzere yeniden bir konuşlanma sistemi meydana getirdiler. Bunlara da Türgiş (Türkiş) adi verildi. 766 yilna kadar bu adla kaynaklarda anilmalarina ragmen daha sonra onları Oguzlar olarak görürüz. Nitekim Ön Asya Türklerini olusturan Oguzlar (Türkmenler), bu olay neticesinde kaliplasan Türk boylar-Il grubudur, Kisacasi ili Irmagi civarinda meydana gelen boy teşkilatlanmasi, Türkiye Cumhuriyeti ne kadar giden yolu açmıştır.
Her ne kadar Dogu Moğolistan arkeolojik açidan çok fazla Türk eserini barındırsa da yazılı kaynaklar Tola Irmagı'nın dogusunda Türk boylarından pek bahsetmez. Onlara göre en dogudaki Türk boyu Bayurkulardir. Ama kesin bir sinir çizmenin her zaman zor oldugunu vurgulamak gerekir. Aslinda bizzat gerçeklestirdigim saha gezilerinde bu irmagin dogusunda ve güneyinde, hatta Is Moğolistan bozkirlarinda Türklere ait çok fazla maddi kültür kalintisi gördüm. Ancak bir irmak boy denklemi kuracaksak yine de Bayırkulardan bağlamak gerekir.
Orhun Yazitlarindan başlayarak Tonyukuk ve Uygur yazıtlarıyla birlikte "Oğuz" kavrami ortaya çikar. Kelime filolojik olarak incelendiginde 627 tarihindeki bir bilgiden kabileler, boylar anlamına geldigi çok açık bir sekilde doğrulanmaktadır. Tola Irmağından Sır Deryaya, hatta Mangışlak’a kadar yayılan Oguzlar, yani "kabileler"çoğunlukla kabile sayısına göre adlandırılmıştır.
Bunun yanında Sekiz Oğuz, Üç Oğuz gibi ifadeler kullanılmıştır.
Divanu Lugat'it-Türkte bildirilen 22, Ebul Gazi Bahadir Han'in kaydettigi 24 boy aslinda Oğuz grubunun ulaştıkları sayılardır.