İnsan çok yüzlüdür, çok boyutludur. Onun benliği basit değil, müthiş bir karmaşadır. Ve bu karmaşadan bizim Tanrı adını verdiğimiz uyum doğar: kutsal melodi. Dolayısıyla insan hakkında anlaşılması gereken ilk şey, insanın henüz olmamasıdır. İnsan sadece bir olasılıktır, bir potansiyeldir. İnsan olabilir, insan bir vaattir.
Müzik arzunun saflığını, özlemle vaat arasında geçenlerin saflığını arıyordu: yaşamanın ezasından daha uzun sürecek ya da onunla baş edecek bir teselli vaadinin.
Arzu kısadır birkaç saatlik olsun, bir ömür boyu olsun, ikisi de kısadır. Arzu kısadır, çünkü daimi olanın inkarıyla oluşur. Ölümüne bir kavgada zamana meydan okur arzu. İşte dans etmek bu meydan okumaya dairdir.