Zavallı turna balığı
o gün çok kaygılıydı.
Devamlı soruyordu kendine,
"Canım çok yanar mı?" diye.
Bizim turna balığı işte böyle
düşüncelere dalmıştı.
Bu yüzden görmedi oltayı.
Eh, umarım yanmamıştır canı.
"Hele bir saraya kapak atayım da,
bitlerimden kurtulacağım anında!"
İşte böyle söyledi hizmetçi,
ve hızlı hızlı karıştırdı reçeli.
Ama bizim kurbağa prens,
bulurdu bitleri pek bir enfes.
Ve kızdaki bit nefretini görünce,
bir güzel tükürüverdi yüzüne.
Ev yıkılmaz duvar ant olsun ki sana,
Yoktur senden sağlamı bu dünyada.
Öylesine saydam, öylesine gizli,
Pişman eder habersiz geleni.
Sadık yaverim, kulak ver kafiyeye,
Dinle Nisyan'ı, yol aç efendine!