Maraş katliamı, ülkenin içinde bulunduğu politik şiddet atmosferinin ve körüklenen Alevi düşmanlığının bir uzantısıydı. Diğer bölgelerden farklı olarak, Maraşlı Alevi ailelerin, toprağın verimliliği oranında göreceli zenginliği ve eğitim seviyesinin yüksekliği, bu tarihsel düşmanlığa ikinci bir boyut ekletiyordu. Bu kapanmaz yara, ülke çapında Alevi toplumunda büyük bir kırgınlık yaratırken, yurtdışına göçü de hızlandıracaktı.