Hala aklımdaydı, çünkü onun anısı güneşin kurutacağı bir nem, fırtınaların dağıtacağı kumdan bir kale değil, bir tabletin üzerine kazınmış, yazıldığı mermer yaşadıkça yaşamaya yazgılı bir isimdi.
Akıl olmayınca duygu gerçekten her şeyi götüren bir akıntı gibidir ama duyguların yola sokmadığı akıl da insanların boğazından geçmeyecek kadar acı ve sert bir lokmaya benzer.
Bir gün, kanalın içinde kayalık bir geçide gireceksiniz, burada hayat ırmağınızın bütün suları gürültü ve kargaşa içinde köpüren bir girdap olacak ve siz, ya sivri kayalıklara toslayıp atomlarınıza kadar parçalanacaksınız ya da yüksek bir dalga sizi daha sakin bir akıntının içine taşıyacak; şimdi bana olduğu gibi.