Elnarə

Elnarə
@Elnarall
Bazen kendine anlatamadığını,bir kitabın sayfasında bulursun
Hastalığı sırasında rüyalarında Asya'nın derin-liklerinden gelen korkunç bir salgın hastalığın Avrupa'ya doğru yayılmakta olduğunu ve tüm insanlığın bu salgınla yok olacağını görüyordu. Çok az seçkin insan dışında kalan herkes ölecekti. İnsan vücuduna yerleşen yeni birtakım virüsler, mikroskobik ya-ratıklar türemişti. Ama akıl ve iradesi olan yaratıklardı bunlar. Onların hücumuna uğrayan kimseler deliriyorlardı. Ama insanlar hiçbir zaman kendilerini bu hastalığa tutulanların hissettikleri ka-dar akıllı ve zeki hissetmemişlerdi. Verdikleri kararların, bilimsel araştırmaların sonuçlarının, ahlak ve inançlarının doğruluğun-dan hiçbir zaman bu kadar emin olmamışlardı. Hastalık bütün köylere, kentlete, ülkelere yayılıyor, herkes deliriyordu. Insanlar üzüntülü ve endişeliydiler. Kimse kimseyi anlamıyordu.
Reklam
Sadece var olmak ona her zaman az görünmüş, hep fazlasını istemişti. Belki de yalnızca isteklerinin bu gücünden dolayı o zamanlar kendinde diğer insanlardan daha fazla haklar bulunduğuna inanmıştı.
Zaten başarısızlığa uğrayan her şey aptalca görünür!
"Herkesin döktüğü kanı! Yeryüzünde seller gibi dökülmüş ve ve dökülmeye devam eden kanı! Onu şampanya gibi akıtanlar, sonradan Capitol'de taç giyip insanlığın kurtarıcısı ilan edilmediler mi?
Ama büyük tilki olmak için zamana ihtiyaç var. Saçmalıklarını bırakırsa ileride olur! Ama şimdilik çok yaşamak istiyor. Şu yaşama konusunda insanlar amma da alçalıyorlar. Adam sen de, canları cehenneme! Bana ne!"
Reklam