Biliyorsunuz eskilerde bir cennet efsanesi vardır.O aslında bizi anlatır, bugünü.Evet! Düşünsenize bir.Cennettekilere iki seçenek sunulmuştu:Ya özgürlüksüz bir mutluluk ya mutluluksuz bir özgürlük, üçüncü bir seçenek verilmemişti.O aptallar ise özgürlüğü seçtiler.
Onların Tanrısı onlara sonu olmayan,eziyet dolu bir arayış dışında hiçbir şey vermiyordu; onların Tanrısı,nedendir bilinmez,kendini kurban etmekten daha zekice bir şey düşünememişti.Biz ise Tanrımıza,TEK DEVLET'e kurban sunarız,ama sakince, etraflıca düşünülmüş,akla uygun bir kurbandır bu.
Özgürlük ile suç birbirine kopmaz biçimde bağlıdır, tıpkı...evet tıpkı aero'nun hareketi ile hızı gibi:Aero'nun hızı=0 olursa hareket etmez;insan özgürlüğü=0 olursa, suç işlemez.İnsanı suçtan kurtarmanın tek yolu,onu özgürlükten kurtarmaktır.
Daha önce hiç rüya görmemiştim.Dediklerine göre eskilerde en sıradan, olağan şeymiş rüya görmek.Oysa artık biliyoruz ki, rüya ciddi bir ruhsal hastalık.