Biz ,asker değiliz.Vatan savunması için meydana getirilen bu canlı kale duvarlarının önemini hakkıyla anlayamıyoruz.Bu canlı kale duvarlarının yapılışında kullanılan her zerre her bir kum tanesi,canlı birer insandır ve bu kum taneciklerinden her biri,gerekirse bizim hayatımızı kurtarmak için ölmeye hazırdır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Biz,sıkıntıdan ve çalışmaktan korkmayız.Daha iyi yaşıyorlar diye başkalarını da kıskanmayız.Yalnız Yarvinen cinsinden olan kimselere bu yaşama şekli dar gelir.Onlar daha başka şeyler istiyorlar.Daha parlak bir gelecek hayal ediyor,güneş gibi daha güzel daha güçlü bir şey arzuluyorlar.Onların ruhunda bir şey kaynamak ve taşmak ister ama çıkacak yer bulamaz.
Tolstoy mu haklı Carly mi? Fakat Carlyl ile Tolstoy’un görüşleri arasındaki bu zıtlık,dış görünüştedir.Gerçekte Carlyl ile Tolstoy ,birbirine karşı değildir.Bunlar birbirlerini tamamlar.Carlyl haklıdır.Tolstoy da haklıdır.Bunlar,paranın iki yüzü gibidir.Her biri bir gerçeğin iki yarısından biridir.
Lev Tolstoy eğer Thomas Carlyl’nin kahramanı
-şimşek-karşılaştırmasını kabul etmiş olsaydı şöyle derdi:
“Evet,büyük adam bir kahramandır,şimşektir.Fakat halk kütlesi ne kil tabakası ne de saman yığınıdır.O şimşeği meydana getiren milletin kendisidir.Ne zaman bir bulut veya birçok bulut elektrikle doymuş hale gelirse şimşek kendiliğinden ortaya çıkar.Eğer bulutta elektrik yoksa hiçbir zaman şimşek meydana gelemez.