Aşk...
Her şeyin başladığı ama hiçbir şeyin tam tarif edilemediği bir his aslında. Ne tam mutlu, ne tam huzurlu, ne de tamamen mantıklı… Ama yine de gönlün hep oraya akar.
Bir mesajla günün değişir, bir gülümsemeyle tüm kırgınlık unutulur.
Kavga edersin, susarsın, özlersin, yine de vazgeçemezsin.
Kalbin onu görünce hızlanır ama aynı kalp, gecenin bir vakti yokluğuyla acımaya da alışır.
Aşk dediğin şey… Bazen göz göze bakarken söyleyemediklerin, bazen de o yokken bile içinden onunla konuşmandır.
Kimse anlamaz, “Ne buluyorsun?” derler… Ama sen sadece hissediyorsundur.
Çünkü aşk, mantığa değil, kalbe yazılmış bir şeydir. Ve o kişi… bazen sadece bir "kişi" değil, senin “hissedebildiğin tek yerdir.