“3 Mayıs 1944 hadiselerini hep Atsız'ın üzerinde toplamak istiyorlardı. Emniyet mensuplarında, idarecilerde böyle bir gayretkeşlik vardı. Güya biz masum aldatılmış gençlerdik. Domuzun başı o idi...
Hâlbuki İstanbul'u bilmem ama bizim Ankara aylardır, hatta yıllardır için için yanıyor, için kaynıyordu. 1940-1947 yılları arasında muhtelif mekteplerde, köy enstitülerinde fakültelerde ve bilhassa DTCF'deki komünist faaliyetlerini anlatmak lâzım.”
“Gerçek inkılâbın en azılı düşmanı işte budur, bu zihniyettir. Kendilerini bir takım büyük adamların peşinden gittiklerini sanan bu gafil ve cahillerdir.”