Zekâsını bilemek için düzenli olarak satranç oynardı; fakat bildik satrancı kibrine yediremediği için bunun yerine büyük satranç oyununu oynardı; bunun tahtası on bire on kareden oluşur, iki deve, iki zürafa, iki bekçi, iki top, bir vezir ve birkaç fazla taş daha ilave edilirdi." Günümüzde dahi en zor oyunlardan biri olan bu oyun Timurlenk satrancı olarak bilinir.
22 Temmuz 1941'de, Timur'un mezarı Sovyet arkeolog Mikhail Gerasimav tarafından açıldı ve her iki sağ uzvunda bulunan darbe izleri teyit edildi. Ruhların ölümden sonra da yaşadığına inananlar, mezarın açılması konusunda epeyce patırtı kopardılar. Özbekler, hükümdarın ölüsü taciz edilirse bir sürü felaket yaşanacağı endişesiyle bu işe şiddetle karşı çıktılar. Gerasimav mezarı açtıktan saatler sonra, dünya Hitler'in Rusya'ya saldırdığı haberini aldı. 1942 de Timur'un ve torunu Uluğ Bey' in kemikleri İslami kurallara göre yeniden gömüldükten kısa bir süre sonra Almanlar, Stalingrad da teslimiyeti kabul ettiler.
Sabah saatlerinde başlayan muharebe tüm gün devam etmiş ve gece yarısına doğru sona ermiştir. Muharebe toplam 14-15 saat sürmüştür. Bundan sonrası rivayet ve hikâyelerle doludur. Yıldırım'in nasıl öldüğü, Timur'un ona nasıl davrandığı konuları yıllarca merak edilmiştir. Hikâye ne olursa olsun büyük zaferler kazanmış, yüksek askeri zekaya sahip cesur bir komutan ve devlet adamı, 3 Mart 1403 tarihinde 43 yaşında esarette hayatını kaybetmiştir.