Ben senden nefret edemedim. Önce kendini gözümde un ufak edişinden, sana kötü dediklerinde tüm iyilere düşman oluşumdan, sarıldığında ağrılarımı geçirmene aldanıp sana güvenmişliğimden nefret ettim. uykuları bırakışımdan, müzik dinleyip ağlamaktan, belki ararsın diye telefonumun hep sesini açık bırakmaktan nefret ettim. Seni çok sevmeme rağmen benden gidişinden, bana bu şehirde bıraktığın anılardan, seni düşünmeden geçirmediğim bir saati olmayan onca aydan ve öldüğümü görmene rağmen kılının kıpırdamayışını görmüşken bile senden nefret edemeyişimden nefret ettim. Hayatım hep yokuşlu olacak ve ben sensiz o yokuşu çıkacağım, gözlerimde senden kalan bir hüzün hep dursa da kahkahalarımı hiç eksik etmeyeceğim. Seninle oturduğumuz o banka yine gideceğim. Seni içimden yıllar geçse de atmayacağım. Beni yerlerde düşmüş görüpte elini uzatmayışını unutmayacağım ama bir kere bile düşmeni istemeyeceğim. Sana inandığım gibi birine inanıp bir daha böyle düşmeyeceğim. Senden kalan hiçbir anıyı düşünüp biraz olsun gülmeyeceğim. Artık insanların beni tanımalarına şans vereceğim. Belki yerine koyamayacağım ama deneyeceğim. Senin yaptığın gibi başka birinin beni öpmesine, başkasının bana sarılmasına izin vereceğim. İyi bak kendine canim sevdiğim. Seni üzen hiçbir şeye hayatında yer verme artık. Sana iyi gelen şeyleri sıkı sıkı tut bırakma. Senin mutluluğunu düşünmek için artık hayatında olmayacağım.