"Gece Yarısı Kütüphanesi"nde Schrödinger'in Kedisi deneyine de bir gönderme yapılıyor. Bu ünlü düşünce deneyi, kuantum mekaniğinin temel prensiplerinden biri olan süperpozisyonu açıklamak için kullanılır. Deneyde, bir kedi, kapalı bir kutuda hem canlı hem de ölü olma durumunda bulunur; bu, kutu açılana kadar kedinin durumunun belirlenemeyeceği anlamına gelir.
Romandaki bu gönderme, Nora'nın birden fazla olasılık içeren yaşamları arasındaki durumu ile bağlantılıdır. Nora, tıpkı Schrödinger'in kedisi gibi, farklı olasılıkların var olduğu bir durumda bulunmaktadır. Gece Yarısı Kütüphanesi, Nora’nın farklı yaşamlarının potansiyel olarak var olduğu bir yer olarak bu metaforu güçlendirir. Nora'nın, hangi yaşamı seçeceğine veya gerçekten yaşamak istediğine karar verene kadar, birden fazla "yaşam" durumu mevcuttur. Bu kavram, hayatın belirsizliklerini ve seçimlerin önemini vurgulayan derin bir felsefi boyut kazandırır.
Dalga fonksiyonu, bir parçacığın aynı anda birçok olasılıkta bulunabileceğini ifade eder; yani bir parçacık, gözlemlenene kadar birçok farklı yerde olabilir. Bu metafor, Nora'nın karşı karşıya olduğu yaşamlar için önemli bir benzetme oluşturur. Her bir hayat, dalga fonksiyonundaki bir olasılık gibidir; Nora'nın hayatı da birçok farklı yolda şekillenebilir.