Emre

Emre
@Emre035
Türkiye Kazakistan Türkmenistan Azerbaycan Özbekistan Kırgızistan Atatürk Kürşat oğuz kağan haydar aliyev fatih yavuz Alparslan melihşah Bumin kağan #49204006
Üniversite
"Vatan ne Türkiye'dir Türklere ne Türkistan...Vatan büyük ve müebbed bir ülkedir:Turan!"
383 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
Azerbaycan’ın istiklâli uğruna ömrünü vakfeden, büyük fikir ve mücadele Adamı; Azerbaycan Devleti’nin kurucu Cumhurbaşkanı, büyük Mehmet Emin Resulzade’yi vuslatının sene-i devriyesinde rahmetle yâd ediyoruz.ruhu şâd olsun. #TarihteBugün
Reklam
KALP KIRMAK Ziya paşanın: "Zalim yine bir zulme giriftar olur ahir./ Elbette olur ev yıkanın hanesi viran.." sözü gibi, herkes ne ederse kendine eder. Kalp kıranın muhakkak bir gün
Her beyaz saçın içinde Bir sürü insan, Birçok hikaye Ve bir dolu hatıra vardır. Yaşlanmış olmak; Senin nadide bir çiçek olmana engel değil. Ruhunun güzelliği ile güzelsin...! La Edri
Kral dondurucu bir kış mevsiminde gecenin soğuğunda nöbet tutan muhafıza sordu: + Üşümüyor musun? Muhafız: – "Alışığım sayın kralım" dediğinde Kral: + "Olsun, sana sıcak tutacak elbise getirmelerini emredeceğim" dedi ve gitti. Ancak bir süre sonra içeri girdiğinde emri vermeyi unuttu... Ertesi gün duvarın yanında muhafızın soğuktan donmuş cesedini gördüler, duvarın üzerinde şöyle yazılıydı: "Soğuğa alışkındım; fakat senin sıcak elbise vaadin beni öldürdü..." Türlü türlü vaatlerle, insanları bekleterek bir umuda bağlayarak kesinlikle imtihan etmeyin. Çünkü insan, bekledikçe değişir. Beklettiğiniz kişi hakkınızda telâfisi imkânsız olumsuz düşüncelere girer. Önce umudu öldürürsünüz. Ardından sevgi,saygı, güven ölür dostluk ölür muhabbet ölür. iNSANLIK ÖLÜR...
1000Kitap
Doğan Cüceloğlu bir seminerinde yere bir parça ekmek koymuş ve “Bu ekmeğe basabilecek birisi var mı?” diye sormuş salondakilere. Hiç ses çıkmamış tabii. “Sahneye gelip bu ekmek parçasına basana 100 dolar vereceğim” diye devam etmiş. Salondan yine çıt yok… Fiyatı artırarak 5.000 dolara kadar getirmiş. Bu sırada salonda bulunanlardan birisi, ─ Hocam, istersen 500 bin dolar ver, yine bize o ekmeği çiğnetemezsin, boşuna uğraşma! demiş. Doğan Hocam da, “İşte değerler eğitimi budur” diye noktayı koymuş… – Para vererek ekmek çiğnetebileceğiniz insan sayısı yok denecek kadar azken, bedavaya yalan söyleyen, dedikodu yapan insanların bu kadar çok olması biraz garip değil mi? Acaba yalan söyleme konusunda bu kadar hassas olamaz mıydık? Veya herhangi bir toplulukta birisi gıybet etmeye başladığında herkes tepki veremez miydi? Yere düşen ekmeği çiğnememek için duyduğumuz hassasiyet, yerlerde sürünen bazı değerlerimiz çiğnenirken niçin kendini göstermiyor acaba? Niçin...?
Reklam