İnsanlar sıklıkla CD Project Red'in Witcher oyunlarındaki metinleri nasıl bu kadar iyi hale getirdiğini merak eder; özellikle de bu kadar çoklarken. Cevap basit. "The Witcher 3'te tek seferde yazılıp kabul edilen, sonra da kaydedilen bir görev olduğunu sanmıyorum," diyor Szamałek. "Her şey onlarca kez baştan yazılıyor."
Oyun geliştiricileri ile yayıncılar arasında her zaman bir parça gerginlik olur -yaratıcı insanlarla paracı insanlar kötü bir çift oluştururlar- ama Destiny'de durum çok daha ciddiydi.
Sık sık Nintendo'yu taklit etmekten söz ediyorlardı. "Öne çıkan üç devasa markam olmasını çok isterdim," diyor Velasco. "Sonra da sadece onlarla ilgili yeni oyunlar çıkarırdım." Shovel Knight onların Mario'su olurdu fakat bu kadarı yeterli değildi. Velasco en az The Legend of Zelda kadar ikonik olan bir fikri mülk daha yapmak istiyordu. Üçüncüsüyse Metroid kadar sevilmeliydi.
Bu sözleri başka bir geliştiriciden duymak, yeni Star Wars'u yaratmak istediğini söyleyen bir sinema öğrencisinin sarhoşça hayallerini dinlemek gibi olurdu. 'Peki, tamam, bir sonraki Nintendo sen olacaksın. İyi şanslar.' Ama Yacht Club'ın güzel ofislerinden çıkıp Shovel Knight tişörtlerinin, pelüş oyuncaklarının ve bir elinde kürek tutan, boynuzlu bir mavi şövalyeyi tasvir eden büyük ve süslü bir heykelin yanından geçerken her nasılsa bu gözüme o kadar da saçma görünmedi.
Kötümser açıdan bakıldığındaysa yılar önce bitmesi gereken -ve ömürlerini tüketen- bir oyuna milyonlarca dolar harcıyorlardı. İnsanların bu eklentileri fark edip etmeyeceğini bilmek de imkansızdı. "İşe yarayıp yaramadığı hakkında hiçbir fikriniz olmuyor," diyor D'Angelo. "Oyunumuz her ay iyi bir satış rakamı elde ediyordu etmesine ama acaba bunu sadece Shovel Knight olduğu için mi yapıyordu, yoksa ona eklediğimiz yeni içerikler sayesinde mi?"
Çoğu oyun geliştiricisi gibi Velasco da proje bittikten sonra kendisini yoğun bir depresyonla ve sahtekarlık sendromuyla yüzleşirken buldu. " 'Ah, kimin umurunda, biz sadece Mega Man'i kopyaladık,' diye düşünüyordum. 'İnsanları oyunu beğenmeleri için kandırdık. Bu işte iyi falan değiliz.' "