Emre

Emre

, bir kitap okudu
Puan vermedi·208 syf.·
6 günde okudu
·
2022 3. kitabı
Ray Bradbury
7.7/10 · 108,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Oyun yapımcılığı... belirli bir türdeki işkolikleri kendine çeker," diyor Obsidian'ın ses yönetmeni Justin Bell. "Bir oyun yapabilmek için işine gereğinden daha fazla zaman ayıracak türden insanlar gerekir... Fazla mesailer berbattır. Hayatınızın içine ederler. Fazla mesailerle geçen bir dönemi geride bırakırsınız ve... Benim çocuklarım var dersiniz. Onları görmeye gider, çocuklarıma bakar ve vay canına diye düşünürüm, aradan altı ay geçti ve artık farklı bir insansınız. Ama ben yanınızda değildim."
Sayfa 277 - SONSÖZ·Kitabı okudu
Sıklıkla "dijital hakların yönetimi" (DRM) -oyunların nasıl kullanıldığını, satıldığını ve modifiye edildiğini kısıtlayan korsan karşıtı teknolojileri içeren, geniş kapsamlı bir terim- karşıtı söylevlerde bulunuyorlardı. (CD Project Red'in dijital mağazası GOG kopya koruma kullanmıyor.) Iwiński cezalandırmaya değil, ödüllendirmeye inandıklarını söylüyor. Oyunlarını korsandan korumaya çalışmak yerine, tıpkı yıllar önce Polonya bilgisayar çarşısında yaptıkları gibi, potansiyel korsanları CD Project Red'in oyunlarının harcanan paraya değdiğine ikna etmek istiyorlar. "Eğer oyun satın alacak kadar paranız yoksa iki seçeneğiniz vardır," diyor stüdyonun iş geliştirme yöneticilerinden biri olan Rafał Jaki. "Ya oyun oynamazsınız ya da korsan kullanırsınız. Ama yirmi yaşına gelip kendi paranızı kazandığınızda oyun almaya başlayabilir ve bir müşteriye dönüşebilirsiniz. Ancak bütün oyun endüstrisinin külliyen sizi becerdiğini düşünürseniz bunu neden yapasınız ki? Gerçekten bir şey satın alacak kadar paranız ve imkanınız varken bir kostüm DLC'sinin 25 dolara satıldığını ama onu GameStop'tan aldığınızda mavi, başka yerde aldığınızdaysa kırmızı bir kurdeye sahip olacağını bildiğinizde neden korsan kullanmaktan vazgeçesiniz? Bunu neden yapasınız?"
Sayfa 251 - THE WITCHER 3·Kitabı okudu
"Oyuncuların nazarında asla yeterince detaya sahip olamazsınız," diyor Tost. "İnsanlar oyunların köşesini bucağını keşfetmeyi sever ve bunu son derece anlayışla karşılarsınız. Ama bir noktada projenin ölçeğine karar vermeniz, filanca kayanın duruş açısının oyun dünyasına gerçekten de bir şey katıp katmadığını düşünmeniz gerekir." Oyuna ekstra bir detay katmak için harcanan her saniye, görevlere ince ayar çekmek için kullanılan her dakika, hala tamamlanmamış vaziyetteki oyun dünyasıyla boğuşarak geçirilen her saat takvimin hızla gerisinde kalmak anlamına geliyordu.
Sayfa 244 - THE WITCHER 3·Kitabı okudu
Bir noktada Tost'un ekibi Velen'de çok ciddi bir sorunla karşılaştı: Çok fazla yiyecek vardı. "Başından beri Velen'in insanlarının çok fazla yiyecek bulamadığı, açlıktan kırılan bir bölge olması planlanmıştı," diyor Tost. Ancak bilinmeyen bir nedenden ötürü çevre tasarımcılarından biri Velen'deki evlerin çoğunu yiyecekle doldurmuş, dolaplara sosisler ve sebzeler yerleştirmişti. Bölüm tasarımcıları bu durumdan ötürü büyük bir rahatsızlık duydular, böylece saatler boyunca Velen'deki bütün köyleri tek tek araştırıp sapkın bir Robin Hood misali insanların yiyeceklerini ellerinden aldılar. "Bu bölgedeki bütün evleri gezip çok az yiyecekleri olduğunu garanti altına almak zorunda kaldık," diyor Tost. CD Project Red'in rakiplerine üstünlük sağlamasının yolu, tıpkı Naughty Dog'un Uncharted 4'te yaptığı gibi bu tür detaylara özen göstermekten geçiyordu. Çoğu oyuncu Velen'deki dolapların içerdiği yiyecek miktarının azlığını fark etmeyebilirdi ama detaylara dikkat edenler bunun mükafatını alacaktı. Bir oyun geliştiricisinin rüzgar estiğinde ağaç dallarını hışırdatıp çıtırdatmaya, kuzeye ne kadar yaklaşırsanız güneşin o kadar erken doğmasını sağlamaya özen gösterdiğini fark etmenin özel bir yanı vardır.
Sayfa 243 - THE WITCHER 3·Kitabı okudu