Emre

Herhangi bir bürokrasinin dahice icatları benimseyip faydalı bir şekilde kullanacağını sanmak saflıktır. Bürokrasiler farklı sorular sorar. Ne sorarlar biliyor musun?.. Tipik sorular sorarlar: Başarıyı kim sahiplenecek? Sorun çıkarsa kim suçlanacak? Güç dengeleri değişecek mi? İşimizi kaybeder miyiz? Yoksa altımızdaki bir departman bizden daha önemli hale mi gelecek?
Sayfa 447 - Darwi Odrade·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
"Şimdi ne olacağını kim söyleyecek bize?" diye soruyor. İstediğin bu mu, Haham? Duyacakların hoşuna gitmeyecek. Bunu garanti ederim. Kâhin konuştuğu anda, geleceğin geçmişinin aynısı olacak. Nasıl da sıkıntıdan patlayacaksın. Hiçbir şey yeni olmayacak, asla. O ifşa anında her şey eskiyecek. "Ama istediğim bu değildi!" dediğini duyar gibiyim. Hiçbir gaddarlık, hiçbir vahşet, hiçbir huzurlu mutluluk ya da coşkulu sevinç senin için beklenmedik olmayacak. Tıpkı tünelinde ilerleyen bir tüp treni gibi, hayatın ölüm anına doğru hızla ilerleyecek. Vagonun içinde kendini güve misali yanlara vuracak, kadere seni serbest bırakmasını söyleyeceksin. "Bir büyü gerçekleşsin ve tüpün yönü değişsin. Yeni bir şeyler olsun! Gördüğüm korkunç şeyler gerçek olmasın!"
Sayfa 242 - Rebecca·Kitabı okudu
Alıntı
Bazı insanlar asla katılımda bulunmaz. Hayat başlarına gelen bir şeydir. Yaşamayı sürdürme sebepleri aptalca bir inattan pek fazlası değildir, onları yükselterek hınç dolu güvenlik illüzyonlarından çıkarabilecek her şeye de öfke ya da şiddetle tepki verirler.
Sayfa 198 - Alma Mavis Taraza·Kitabı okudu
Alıntı
Bütün devletler sürekli yinelenen bir sorundan mustariptir: Güç, ruh hastası insanları çeker. Mesele gücün insanları yozlaştırması değil, yozlaşabilecek insanları mıknatıs gibi çekmesidir. Böyleleri şiddet yoluyla sarhoş olma eğilimindedir, ki bu duruma çabucak bağımlı olurlar
Sayfa 75 - Missionaria Protectiva, Metin QIV (dekto)·Kitabı okudu
Sadece gözlemci olmakla yetinirsen kendi hayatını daima ıskalarsın. Hedef şöyle ifade edilebilir: Olabildiğince iyi yaşa. Hayat bir oyundur; kurallarını öğrenmek istiyorsan içine dalıp oyunu sonuna kadar oynamalısın. Yoksa sürekli değişen bu oyun karşısında şaşırıp bocalarsın. Oyuna katılmayanlar sızlanır ve daimi şanssızlıklarından yakınır genellikle. Şanslı olmanın biraz da kendi ellerinde olduğunu görmeyi reddederler.
Sayfa 61 - Darwi Odrade·Kitabı okudu
Reklam