Ama yobaz bir kere köylünün okumasını, uyanmasını istemiyordu. Buna engel olacaktı. Köylüyü en hassas yerinden yakalayıp Enstitüler aleyhine kışkırtacaktı. Onun için mış-mış'la biten hikayeler düzdü, kulaklara fısıladadı, köylere parasız gönderilen gazetelere dergilere kustu. Bu uğurda en iğrenç yollara başvurdu. O yıllarda yurda yararlı kurumlar olduğunu kavrayan iyi niyetli aydınların sessiz kalmaları, gerekli savunmaya geçmemeleri softanın işini kolaylaştırdı. Türkiye ortamı hızla Köy Enstitüleri aleyhine çevrildi. Ateş olmayan yerde duman tüttürüldü. Ne hikayeler dinlemedik. Tanrım ne sorularla karşılaşmadık. İnsan donup kalıyordu.