Zengin baba her zaman şöyle derdi: " Bildiklerim bana para kazandırır. Bilmediklerim para kaybettirir. Ne zaman kibirli davrandıysam para kaybettim, çünkü kibirli olduğumda bilmediklerimin önemli olmadığına inandım.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"peki bunu nasıl yapıyorsunuz"
" Nasıl olduğu önemli değil. Neden diye soracaksın. "
" Tamam. Neden ?"
" Motivasyon" dedi zengin baba kısaca. " Sence borçlarımı ödemezsem kimin sesi daha yüksek olur, benim mi alacaklılarımın mı ?
" Alacaklılarınız sizden daha çok tantana edecektir" diye yanıtladı. " Kendinize para ayrırmayacak olursanız sesiniz çıkmaz."
" Görüyorsun işte, kendime para ayırdıktan sonra vergilerimi ve borçlarımı ödeme üzerinde hissedeceğim baskı öyle ağır olur ki, başka gelir kaynakları aramak zorunda kalırım. ÖDEME BASKISI MOTİVASYONA DÖNÜŞÜR. Ben de ek işlerde çalışır, şirketler kurar, borsada hisse alışverişi ve daha pek çok şey yaparım, yeter ki o alacaklılar seslerini yükseltmesi.
Fare yarışından çıkmaya karar verdikten sonra yanıt bekleyen soru basitti: " Bir daha hiç çalışmamayı nasıl karşılayabilirim?" Zihnimde yanıtlar, çözüm yolları dolaşıp duruyordu. En zoru da gerçek anne babamın " Biz bunu karşılayamayız" yollu takıntılarıydı. Bir de dillerinden düşürmedikleri, " Kendini düşünmekten vazgeç" ya da " Neden başkalarını da düşünmüyorsun" türden sözleri hırsımı bastıracak suçluluk duygusu uyandırmaktaydı.
Zengin baba, " bunun bedelini ödeyemem" ifadesinin beynin çalışmasını engellediğini, " Bunun bedelini nasıl ödeyebilirim?" İfadesinin ise beyni yeni olanaklara, heyecana ve hayallere açtığına inanırdı.