Hayatımın en kararsız en karmaşık döneminde tanıdım belki de seni... Ama hayatın tüm karmaşasına karşı en net ve emin olduğum şey sendin. Sana olan sevgim, senin yanındaki mutluluğum, sesinde bulduğum huzur. Ben sana ne kadar netsem sende bana o kadar şüpheci o kadar karmaşık o kadar kararsızdın. Elini kalbime koydum inanmadın. Senin için ağladım bunu nefret ettiğin insanlarla kıyaslayıp beni o halde yanında istemedin. Çabaladım oldurmaya çalıştım çabamı görmezlikten gelip ne yaptın ki dedin. Ailemi karşıma aldım onlara seni kabul ettirdim bilmediğin hislerinden bahsettin. Kapında ağlarken sen yılbaşında ne giysem derdindeydin. Kısacası ben sana ne kadar net geldiysem sen bana bi o kadar karmaşık geldin. Sevmek bu değil dedin değiştim. Aşk bu değil dedin dediğin gibi aşık oldum. Bile isteye hiçbir erkeğin gururuna sığdıramayacağı şeyleri gözüme soktun, ben sen bunu yaparken sana zarar gelecek diye uzaktan seni korudum. Ne zaman iyi değilim desen sen benim tek bi kötü anımda yanımda olmasanda hep yanında olmaya sana iyi gelmeye bi şekilde yüzünü güldürmeye çalıştım. Bende kadınım bi omza bi güzel söze bi çiçeğe benimde ruhumun ihtiyacı var dedin. Ben senin yüzün gülsün diye sen yanımda ol veya olma kapını çiçeksiz bırakmadım. Ben söylemeden beni anla dedin hep seni daha iyi anlamak sen anlatmadan da hissedip yanında olmak için çabaladım. Kapında yanan sokak lambasının kaç saniyede bi voltajının düştüğünü, akşam o ışıkların kaçta yanıp sabah kaçta söndüğünü, apartmanında oturan sucunun gündüz kaçta işe gidip gece kaçta geldiğini, işe sabah hangi otobüsle gidip akşam iş çıkışı kaçta döndüğünü ezberleyecek kadar istesen de istemesende yanında oldum. Evini evim saydım. Bazı uyuyamadığım gecelerde evinin önünde buldum kendimi. Bi yatak olmasa da evinin önünde arabada