"Bir ayak, bir merdivenin bir üst basamağının sağladığı güvenliğe ve başarıya ulaşabilmek için, önce bir alt basamağın sağladığı güvenlikten vazgeçmelidir."
Çözümü her zaman işbirliği getirmişti. Ama işbirliğinin yararlarını görmek için makro görüş gerekiyordu. Mikro görüşle, insan istediği şeyleri ancak onlar için başkalarıyla rekabet ederek elde ediyor, böylece kendisi kazanırken hemcinsi kaybediyordu. Bu çatışma, bu rekabet, bu işbirliğinden yoksunluk daima hem bireysel hem de uluslararası olarak iki gruba bölünmeyle sonuçlanıyordu: Sahip olanlar ve olmayanlar.
"Mikro insan eğitime çok az önem verdi. Bu yüzden okullarınız çoğunlukla, öğrencilerine yaratıcı biçimde düşünmeyi öğretmek yerine, olguları ve ayrıntıları ezberlemeyi öğreten yetersiz öğretmenlerle dolduruldu. Yabancı diller, cebir ve yüksek matematik gibi ortalama insana çok az yararı olan konulara büyük zaman harcanırken, çoğu öğrenim programı insan davranışı ve yaşam felsefesi gibi en önemli konulara ya çok az yer verdi ya da hiç yer vermedi."
"Çünkü mikro insanın yaşamı öyle mutsuzdu ki, her türlü eğlenceyi kaçış yolu olarak kullanıyordu. Böylece, doğal olarak, eğlendiren kişilere başka herkesten daha fazla para ödeniyordu."