Emre Erdoğmuş

Emre Erdoğmuş
@Emrelotus18
Veteriner Hekim
İstanbul
Bahçelievler, 16 Aralık
32 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Atatürk ve Dil bilimleri
Atatürk'ün, teknik bir adam olarak, ne filoloji ile ne de beşeri bilimler dediğimiz bilimlerle alakası vardı. Ama o zamanın türkiye'sinde üniversite ıslahatında İstanbul edebiyat fakültesini ve bozkirin sınırında dil ve tarih- coğrafya fakültesini kurdu. Dil-Tarih, Ankara üniversitesi'nden dahi eskidir. Sümeroloji, hititoloji,hindoloji gibi bölümleri neden kuruyor? Bir kere anlıyor ki Türk tarihini anlamak için dünya tarihini bilmek lazımdır. Bir kurmaya özgü örgü ve İnşa anlayışı göze çarpmaktadır.
Sayfa 46·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Erkan-ı Harbiye
Ordu yeni kurulurken bir kurmay mektebi kuruldu. Bu tarz bir mektep bütün Kara Avrupasi'nda, yani, Prusya, Avusturya, Rusya ve Fransa gibi Kara orduları kuvvetli memleketler bile 3-5 sene farkla kurulmuştur. Bu okul kurulunca otomatikman elit bir asker sınıfı ortaya çıkmıştı. Burada yetişenler asker oluyorlar ama başka bilgi ve beceri de elde ediyorlar.
Sayfa 45·Kitabı okudu
Askeriyedeki eğitim fevkaladeydi ve her şeyden evvel düzenleydi; ayrıca matematiğe ve coğrafya çok önem veriliyor. Tarihe demiyorum matematik ve coğrafyaya çok önem veriliyor ve lisans eğitimi önde geliyordu. Atatürk, coğrafyanın faydasını Çanakkale'de gördü hatta her yerde gördü, zira, matematik ve coğrafya kurmay eğitiminin vazgeçilmez safhasıdır.
Sayfa 44·Kitabı okudu
Atatürk'ün Soyağacı
Netice olarak bize doğru düzgün bir kayıt yoktur. Türkiye'de çok kimse seceresini sağlam bir şekilde çıkartamaz, ancak Atatürk'ün hem baba hem de anne tarafından dedeleri birkaç kuşak öncesine kadar bellidir ve isim isim bilinir. Aslan bir Türk köyü olan bugünkü Makedonya'nın Kocacık köyündendir.
Sayfa 26·Kitabı okudu
1877,1880 gibi tarihler verenler varsa da biz doğum tarihi olarak 1881'i kabul etmek durumundayız. Doğum günü ve ayı, Bizim eski kutuklerde yakın zamanlara kadar pek kayıtlı değildi. Devletin nüfus hareketlerini ancak 1950'lerden sonra ciddi olarak takip ettiği bilinir yangınlara kurban giden nüfus idareleri de tarihi araştırmaları güçleştirir.
Sayfa 25·Kitabı okudu