Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol

Emre Erdoğan

Emre Erdoğan
@Emrenano
Adım adım kendisini entelektüel olarak geliştirmek isteyen bir insan
Onu niçin ormanda bırakmamışlardı sanki? Ormanda ne kadar iğrenç olduğunu kendisine söyleyecek aynalar yoktu. Babası onu satacağına öldürseydi keşke.
Sayfa 91 - Prenses'in Doğum Günü - Küçük CüceKitabı okuyor
Reklam
Birincisi ileri gören gözler; ikincisi hızlı duyan kulaklar ve üçüncüsü hızlı bir zihin.
Sayfa 41 - XII - Temel İlkelerKitabı okudu
IX - Değerlendirme
Akıllı biriyle konuşurken bilgini göster. Bilgili biriyle konuşurken muhakeme gücünü kullan. Bir tartışmacıyla konuşurken önemli noktaları vurgula. Güç sahibi ile konuşurken otoriteden bahset. Zengin ile konuşurken itibarı anlat. Fakir ile konuşurken faydalardan bahset. Aşağı sınıftan olanlarla konuşurken tevazu göster. Cesur ile konuşurken, cesaretten bahset. Aptal ile konuşurken önemsiz şeylerden bahset. Bunlar uygulanması gereken yöntemlerdir ama insanlar genellikle tam tersini yaparlar. Akıllı insanlarla konuşurken onları bu yöntemle aydınlat; akıllı olmayan insanlarla konuşurken bu yöntemleri öğretmek için ne kadar uğraşırsan uğraş zorluk çekeceksin. Bu nedenle birçok konuşma türünde ve her şeyde değişim vardır. Bunu bilirsen gün boyunca konuşsan bile doğru şekilde konuşur, düzensizlikten kurtulursun. Bütün gün konuşur ama ana ilkelerden uzaklaşmazsın. Dinlemenin değeri anlaşılmasında, bilginin değeri ayırt edilmesinde, konuşmanın değeri yaratıcılıktadır.

Okur Takip Önerileri

Tümünü Gör
Onar-Kır
Dengesiz bir dünyada yönetici vicdandan yoksundur, beyler Dao ve erdemlere karşı gelir, Küçük insanlar açgözlü ve yağmacıdır, onurlu insanlae bir köşeye atılmıştır. Bilgeler kaçmak ya da gizlenmek zorundadır. Açgözlülük ve çıkarcılık yaygındır, hükümdar ve yöneticiler birbirlerinden şüphe eder, her yerde kargaşa vardır. Baba oğuldan yüz çevirir ve birbirinden nefret ederler. İşte bunlar ortaya çıkan kırık ve yarıklardır. Bilgeler bu kırık ve yarıkları gördüğünde, onları yönetmek için onarma yöntemini uygular.
Yansıt - Yanıtla
Başkalarını anlamak kendini anlamakla başlar. Sadece kendini anlarsan başkalarını da anlayabilirsin.
Reklam
Yüreğin Efendisi
Ağız denen şey, kalbin kapısıdır; kalp denen şey ruhun efendisidir.
ROMEO: "Yarayla alay eder yaralanmamış olan."
ROMEO: "Aşk duyarlı bir şey mi ki? Öyle kaba, öyle hoyrattır ki acıtır diken gibi"
BENVOLIO: "Beni dinle ve onu düşünme, unut!" ROMEO: "Öğret bana, nasıl unutulur düşünmek?"
Gelişim adına
"Her arama ânı, bir karşılaşma ânıdır," dedi delikanlı yüreğine. "Hazinemi aradığım sırada her gün pırıl pırıldı, çünkü her saatin, onu bulma düşünün bir parçası olduğunu biliyordum. Hazinemi ararken yolumun üzerinde öylesine şeyler keşfettim ki, bir çoban için olanaksız şeylere girişmeye cesaretim olmasaydı bunlara rastlamayı kesinlikle hayal bile edemezdim."
Sayfa 153Kitabı okudu
Reklam
Savaş Sanatı - Dokuz Konum - 28. Madde
"Savaşa çağırıldıkları gün, askerleriniz ağlayabilir, oturanların gözyaşları kıyafetlerini ıslatıp, uzananların gözyaşları yanaklarından aşağı süzülebilir. Fakat bir kez savaş meydanına geldiklerinde bir Chu ya da bir Kuei gibi, kahramanların cesaretini göstereceklerdir."
Savaş Sanatı - Dokuz Konum - 24. Madde
"Askerler, çaresiz durumda kaldıklarında korku duygusunu yitirirler. Eğer sığınacakları yer yoksa, oldukları yerde sıkı dururlar. Düşman bir ülkedelerse, çetin bir cephe oluştururlar Başka çareleri yoksa zorlu bir savaş vereceklerdir."
Savaş Sanatı - Dokuz Konum - 23. Madde
"Askerlerinizi geri çekilemeyecekleri ve kaçış olasılığı bulunmayan konumlara sürün; bu durumda onlar ölümü kaçmaya tercih edeceklerdir. Ölümle yüz yüze geldiklerinde, başaramayacakları hiçbir şey yoktur. Subaylar da erler de tüm güçlerini ortaya koyacaklardır."
Savaş Sanatı - Ordu Yürüyüşte
"Eğer bir komutan askerlerine güvendiğini gösteriyor, ama her zaman emirlerine uyulmasında ısrar ediyorsa, o zaman kazanç karşılıklı olur."