Cengiz ALTIOK

Cengiz ALTIOK
@Endaze78
Hayat her yaşta güzeldir.
Öğretmen
Üniversite
Düzce
Safranbolu
1481 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Delice İnanmadan Sevemezsin, Sevmeden Yapamazsın Bir şey yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Bir şeyi sevmek için, ona delice inanmalısınız. Sevgi, eylemin ateşini yakar; İnanç, o ateşi sonsuza dek canlı tutar. Sevmeden yapılan iş, ruhsuz bir gölgedir. İnanmadan sevgi ise, köksüz bir çiçek gibi solar. Gerçek yolculuk, sevgiyle başlayan ve inançla büyüyen bir serüvendir. Kalemim
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
İlişkilerde Ölçünün Sanatı İnsana aklı kadar kızmalı, empati seviyesi kadar duygularını aktarmalı ve kapasitesi kadar iletişim kurmalısın. Fazlası, hem senin hem de karşındakinin ruhunu yoran bir israftır. Olgunluk, bu sınırları bilmek ve kendini tüketmemektir.
İnsan İnsandan Gider İnsan insandan vazgeçmez azizim… İnsan, insana yüklediği mânâdan vazgeçer. Bir gün gelir, bakışındaki ışık söner, sözlerindeki sıcaklık kaybolur. “Farkın yokmuş kimseden… ben farklı bakmışım bilmeden…” der. Ve gider. İnsan insandan gider… Ama aslında gittiği, insanın kendisi değildir; Gittiği, zihninde kurduğu hayaldir, kalbine yüklediği anlamdır. Çünkü insan, insana kendi eksikliğini tamamlayacak bir ayna gibi bakar. O aynada kendini görür, kendini büyütür, kendini avutur. Ayna kırıldığında ise, karşısındaki değil, kendi hayali dağılır. İnsan insandan vazgeçmez… Vazgeçtiği, kendi yüklediği mânâdır. Bir gün fark eder ki, karşısındaki ne eksik ne fazla, sadece insandır. Ve işte o zaman, yol ayrılır. Çünkü insan insandan değil, kendi yanılgısından gider…
Büyük konuşmayın… “Ben asla” diye başlayan cümleler kurmayın. Çünkü başkasının başına gelen, bir gün bizim de kapımızı çalabilir. Derler ki; sözlerin imtihanı, gülüşlerin gözyaşı olabilir. Hayat, kibirle değil tevazu ile anlaşılır.
BABA ERKEN GİDİNCE
Baba kaybı, insanın hayatında derin ve kalıcı bir boşluk bırakır. • Çocukken ve gençken bu eksiklik anlaşılmaz; hayatın zorluklarıyla büyüdükçe fark edilir. • Baba gidince insan bir anda olgunlaşır; güven duygusu ve çocukluk sona erer. • Günlük hayatta, özel günlerde ve başarı anlarında “Keşke burada olsaydı” düşüncesi hep içten gelir. • Baba sadece bir insan değil; duvar, omuz, dayanak noktasıdır. O yıkıldığında içteki huzur da kaybolur. • Bu özlem, insanın ömrü boyunca süren bir eksikliktir. • Babası hayatta olanlar için en değerli şey susup sarılmaktır; olmayanlar için ise bu eksiklik karakterin bir parçası olur. • Sonuçta, baba kaybı insanın kalan ömrünü biraz eksik yaşamasına sebep olur.